MMA

Dünyanın en hızlı gelişen sporudur. BJJ, Güreş, Judo, Boks, Muaythai ve benzeri tüm stilleri içinde barındıran tarafların karşılaşmalarda üstünlük sağlamak için her türlü dövüş sanatı tekniğinden faydalanabildiği dövüş sporuna MMA denir. Grappling, Striking ve Yer Dövüşü kombinasyonu olarak da özetlenebilir.
Sporcular kendilerini “oyunun” tüm aşamalarında geliştirmek zorundalar, bir çok dövüş sanatında uzmanlaşmış olmaları gerek. Adı üstünde Karma Dövüş Sanatları klasikleşmiş tek tip mücadele sporlarına göre çok daha komplike, karmaşık ve çok yönlüdür. Bu da bizlere şimdiye kadar hiç tecrübe etmediğimiz denli geniş ve yepyeni perspektifler sunmaktadır. Özellikle ABD’de,Körfez Ülkelerinde ve MMA ve BJJ sporları ordu müfredatlarında yerini bir süredir nihai olarak perçinlemiş durumdadır. Aynı zamanda bu ülkelerde bu spor o kadar popüler ve geniş kitleler tarafından takip edilmektedir ki devlet yönetimleri nezdinde ulusal gurur meselesi olarak görülmektedir.

Bu spor ile ilgili çoktan sayfalarca analizler ,makaleler yazılmış ve saygın Üniversitelerin kürsülerinden geleceğin iş insanlarına ,genç girişimcilere ama asıl polis kademilerine ve askeri okullara anlatılmaktadır. Modern orduların emniyet güçlerinin bu dünyanın en hızlı büyüyen sporunu benimsemeleri mantıklı olmanın ötesinde modern dünyadaki gelişmelere uzak olmadıklarını gösterme aracına dönüşmüştür.

Bu ülkelerin benzer organizasyonlara destekleri ülkemizdeki futbol süper lig seviyesinin aşmıştır. ABD, Rusya ve Avrupa’da da bu tip organizasyonlar ve bu organizasyonlara verilen destekler bir prestij meselesine dönüşmüş, global trendleri takip eden modern şirketler gündemin dışında kalmış imajı çizmemek adına hem organizasyonlara hem de sporculara ciddi bütçeler ayırmaktadır. Dünyada farklı kültürlerden ve statülerden insanların bir araya gelerek ortak tüketebildiği bir ürün olan bu spor, sahip olduğu bu toplumsal güç ile böylelikle büyük bir endüstri haline çoktan gelmiştir. Spora ve spor hizmetlerine gösterilen ilgi, sağlığa ve toplumsal ilişkilere değil aynı zamanda ekonomik, sosyal ve siyasal hayata yaptığı katkılardan da kaynaklanmaktadır. Bu nedenle birçok ülkede bu sporun ve spor hizmetlerinin gelişmesi için çaba harcanmakta, kanunlarda yapılan düzenlemeler ve vergi teşvikleri ile de bu çabalar desteklenmektedir.

MMA dövüş organizasyonları dünyada UFC, One FC gibi multi milyar dolar büyüklükte örneklerde izlenebileceği üzere bir yandan kendini ürün olarak markalaştırırken diğer yandan da markaları hedefe taşıma noktasında önemli bir yere gelmiştir. Hızla endüstrileşebilmiş bu sporda faaliyetler rekabetçi piyasa koşullarına uyarlanmış ve tüketim kültürünün taşıyıcısı haline gelmiştir. Büyük tüketici gruplarının oluşmasını ve bir araya gelmesini sağlayan spor, gün geçtikçe ticarileşerek işletmelerin dikkatini çekmiş ve yaygın bir pazarlama aracı olarak global olarak kullanılmaya başlanmıştır. Dünyanın en büyük şirketleri artık bu spor ile özdeşmiş durumdadır.

Reebok, Harley Davidson, Motel 6 zincirleri, Monster, Modelo, Burger King gibi şirketlerin reklamlarıyla ESPN ve FOX gibi Amerikan Ana Medya da Prime Time işgal edebilmektedir. Artık bir zamanlar kafes ve dövüş ile yapılan negatif çağrışımlar bu profesyonel spor ile ilgili geçerliliğini yitirmiştir. Öte yandan Facebook, Google ,LinkedIn gibi dünyanın en önemli şirketleri beyaz yakalarına ve üst düzey yöneticilerine bu sporların bel kemiğini oluşturan BJJ dersleri almalarını teşvik etmektedir. Bunu neden yaptıklarıyla ilgili çoktan sayfalarca analizler ,makaleler yazılmış ve saygın Üniversitelerin kürsülerinden geleceğin iş insanlarına ,genç girişimcilere anlatılmaktadır. Şirket ve girişimcilerin bu dünyanın en hızlı büyüyen sporunu benimsemeleri mantıklı olmanın ötesinde modern dünyadaki gelişmelere uzak olmadıklarını gösterme aracına dönüşmüştür.