Çocukluk yıllarında itibaren Jimnastik, Voleybol, Tenis ve Kickboks gibi farklı spor branşlarında faaliyetlerini devam ettiren Elif hoca son 5 yıldır Brazilian Jiu Jitsu çalışmalarına ağırlık vermiş ve aralıksız sürdürdüğü çalışmalar, bu branşta katıldığı uluslararası yarışmalarda da gösterdiği başarıları sonucunda da nihayet BJJ mavi kemere terfi etmiştir.
İş hayatının dışında Halkla İlişkiler bölümünde lisans programına devam etmekte olan hocamız takımında eğitmen olarak görev almaya başlamış ve ülkemizdeki nadir kadın BJJ sporculardan biri olarak aktif bir şekilde yarışmalara katılmayı sürdürmektedir.
Brazilian Jiu Jitsu ile nasıl tanıştığını, zamanla bir hobinin nasıl bir tutkuya dönüştüğünü kendisinden dinleyelim:
“İlk üniversitemi bitirip, iş hayatına başladıktan sonra hayatımda giderek büyüyen bir boşluk hissetmeye başladım. Bu boşluğun önceleri çok sık yaptığım ancak son zamanlarda ihmal ettiğim spor olduğunu fak ettim. Özellikle masa başı çalışanların mutlaka bir spor branşıyla ilgilenmesi gerektiğini daha iyi anlamaya başlamıştım. Hareketsiz geçen saatlerin hem bedenlerine hem de zihinlere verdiği zararı onarabilmek için spor ’un olmazsa olmaz olduğunu bizzat deneyimliyordum.
Her zaman savunma ve dövüş sanatlarına ilgim olduğu için antrenmansız geçen yıllardan sonra tekrar forma girmek amacıyla İzmir’de uygun bir branş araştırmaya başlamıştım. Brazilian Jiu Jitsu (BJJ) ile hocam, Yasin Özkan sayesinde tanıştım ve Ashina Clan Akademi’de eğitimime başladım. Kilo vermek, forma girmek, mobilite geliştirmek, sağlıklı yaşam ve fit görüntü yanı sıra kendimizi savunmayı, (öz savunma/self defans) bir arada, uyum içinde öğreniyor olduğumuza şahit oldum.
Kadınlar olarak karşımıza çıkabilecek olası tehlikede, kişiyi en kısa sürede etkisiz hale getirebilmenin ancak Brazilian Jiu Jitsu tekniklerini öğrenerek mümkün olabileceğini keşfettim. Bunun ne kadar kıymetli bir şey olduğunu düşünmeden edemiyorum. Judo, Güreş, Karate gibi spor dallarında kendini geliştirdikten sonra yeni bir branş, teknik öğrenmek isteyenlere de, bir sonraki aşamaya ilerleyebilmek adına kesinlikle BJJ çalışmalarını öneriyorum. Diğer branşların altyapısıyla beraber harmanladığında BJJ özellikle müsabık sporcular için çok büyük bir avantaj.
Bazı ülkelerde klostrofobi, panik atak gibi rahatsızlıklara tedavi amacıyla BJJ öneriliyor. Yine bazı ülkelerde polislerin BJJ branşında belirli kuşakları hak etmeleri zorunlu. Ben de mavi kemere terfi ettiğim BJJ dalında turnuvalara aktif olarak katılmak ile birlikte antrenmanlarıma da giderek büyüyen bir zevkle devam etmekteyim.
Kendimizi ya da sevdiklerimizi fiziksel olarak ne zaman savunmak zorunda kalacağımız belirsiz. Olası bir durumda hazırlıklı olmak çok önemli diye düşünüyorum.”5